Yine Yeni Yeniden!

image 19 Nis 2011

Yenilenebilir enerji; güneş ışığı, rüzgar, yağmur, gel-git ve jeotermal  ısı gibi yenilenebilir (doğal olarak yenilenen) doğal kaynaklardan elde edilir.

Konuyu daha ayrıntılı incelemeden önce yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili bazı gerçeklere göz atalım:


  • 2006 yılında, küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 18’i  yenilebilir enerjiden sağlandı, bunun yüzde 13’ü, odun yakmak gibi  geleneksel biokütlelerden elde edildi.
  • İkinci en yüksek oranlı yenilenebilir enerji kaynağı ise; küresel enerji tüketiminin  yüzde 3’ünü ve küresel elektrik üretiminin yüzde 15’ini sağlayan  hidroelektrikti.
  • Rüzgar gücü  yıllık yüzde 30’luk bir oranla büyümektedir, 2008 yılında  dünya çapında kurulu kapasitesi 121,000 megavat olup (MW), Avrupa ülkelerinde ve ABD’de fazlaca kullanılmaktadır.
  • Güneş  panelleri (fotovoltaik) endüstrisinin Yıllık üretimi 2008 yılında 6,900 megavata ulaştı ve fotovoltaik enerji istasyonları  Almanya ve İspanya’da yaygındır.
  • Dünyanın en büyük jeotermal enerji kurulumu: California’daki 750 megavatlık kapasitesiyle The Geysers’dır.
  • Brezilya, dünya üzerindeki en büyük yenilenebilir enerji programlarından birine sahiptir, bunun içinde şeker kamışlarından etanol yakıtı üretimi vardır ve şu an etanol ülkenin otomotiv yakıtının yüzde 18’ini oluşturmaktadır.
  • Etanol yakıtı ABD’de de yaygın şekilde kullanılmaktadır.
  • Kenya, yıllık yaklaşık 30,000 küçük (20-100 vat) güneş enerji sistemleri satışıyla dünya üzerindeki en yüksek ev başına/bireysel güneş enerjisi sistemleri mülkiyetine sahiptir.

Çoğu yenilenebilir enerji projesi ve üretimi büyük ölçekli olsa da, yenilenebilir enerji teknolojileri çoğu zaman kırsal ve uzak alanlarda olan, enerjinin kalkınma için gerekli olduğu küçük off-grid uygulamalarda (kamu tesislerine bağlı olmayan kendi kendine enerji sağlayabilen tesisler) da kullanılabilir.

Bazı  yenilenebilir enerji teknolojileri, kesintili olduklarından ve göze hoş gözükmediklerinden dolayı eleştirilmektedir; ancak yine de yenilenebilir enerji pazarı büyümeye devam etmektedir.

İklim değişiklerine yönelik endişelerle birlikte yüksek petrol fiyatları ve giderek artan hükümet desteği; yenilenebilir enerji yasalarının ortaya çıkmasına, inisiyatiflere ve ticarileşmelere yol açmaktadır. Yeni hükümet harcamaları, düzenlemeleri ve politikaları; bu endüstrinin diğer sektörlere göre 2009 yılı ekonomik kriziyle çok daha başarılı şekilde başa çıkmasını sağlayacaktır.

Yenilenebilir Enerjinin Kaynakları:

Yenilenebilir enerji teknolojilerinin çoğunluğu güneşten yararlanmaktadır. Dünya-Atmosfer sistemi öyle bir dengededir ki, uzaya yayılan ısı radyasyonu gelen güneş radyasyonuna eşittir.

Dünya-Atmosfer sistemi içerisinde elde edilen enerji seviyesi kısaca Dünya’nın “iklimi” olarak tanımlanabilir.

Hidrosfer, gelen radyasyonun büyük bir kısmını emer. Radyasyonun çoğunluğu ekvator üstünde veya yakınındaki bölgelerde emilir; ancak bu enerji dünyaya rüzgarlar ve okyanus akıntıları biçimde yayılır. Dalga hareketi, atmosfer ve okyanus arasındaki mekanik enerjiyi, rüzgar gerilmesiyle aktarma sürecinde önemli bir rol oynayabilir. Güneş enerjisi de hidroelektrik projeleriyle çıkan yağışın dağıtılmasından ve biyoyakıt üretmek için kullanılan bitkilerin büyütülmesinden sorumludur.

Yenilenebilir enerji güneş ışığı, rüzgar, gel-git ve jeotermal ısı  gibi doğal fenomenleri gerektirir; bunu Uluslararası Enerji Ajansı  şöyle açıklamaktadır:

Yenilenebilir enerji sürekli olarak yenilenen doğal süreçlerden elde edilir. Çeşitli biçimlerinde, doğrudan güneşten ya da dünyanın derinliklerinde oluşan ısıdan elde edilir. Tanımına; güneş, rüzgar, okyanus, hidrogüç, biyokütle, jeotermal kaynaklardan elde edilen elektrik, ısı ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen biyoyakıtlar ve hidrojen de dahil edilir.

YAZAR:

Orhan Doğan ORHAN

“Yıldız Tornavida Dergisi’nden Alıntıdır.”

Array ( [0] => 8 )