Sürdürülebilirlik Nedir?

30 Eki 2019

Dünya, 18.YY’da Sanayi Devrimi ile tanıştığından beri önlenemez görülen bir iktisadi büyümenin; mal ve hizmet artışının içerisindeydi. Adeta hiçbir sınırımız yokmuş gibi ilerliyor ve ilerliyorduk. Ancak her şeyin bir sınırı olduğu gibi, bizim de olduğunu fark etmemizle “Sürdürülebilirlik” ile tanıştık.

Sürdürülebilirlik, 1987 yılında Birleşmiş Milletler Brundtland Komisyonu tarafından “Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılayabilme kabiliyetinden ödün vermeden, bugünün ihtiyaçlarını karşılamak.” olarak tanımlandı. Yani sürdürülebilirlik, yalnızca şimdi değil devamlı var olabilme çabasıdır. Bu da günümüzün ihtiyaçlarını karşılarken ve kısa vadeli meseleleri ele alırken uzun vadeli hedefleri de unutmamak ile olur.

Sürdürülebilirlik; 2005 Sosyal Kalkınma Dünya Zirvesi’nde tanımlandığı üzere ekonomik, çevresel/ekolojik ve sosyal sürdürülebilirlik olmak üzere birbirini tamamlayan üç kola ayrıldı.

EKONOMİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Sürdürülebilirlik; ekonomi ile ekonomik hareketlerin neden olduğu sosyal ve ekolojik sonuçlarda karşılaşır. Günümüzde, sahip olduğumuz nüfus ve tüketimin sürdürülebilirliği bile tartışılırken, artan nüfus ve adeta çığ gibi büyüyen tüketim alışkanlıklarımızı sürdüremeyeceğimiz açık.

Ekonomik olarak sürdürülebilirlik, kaynak ve iş gücü açısından daha yüksek ekonomik verimliliği amaçlar. Kapasiteye, rekabet gücüne, üretimde esnekliğe ve pazar talebini karşılayan mal ve hizmetler sağlamaya odaklanır. Arz ve talep piyasası, doğası gereği tüketicidir ve batılı modern yaşam stili oldukça fazla kaynak gerektirir.

Sürdürülebilirlik bir şirket için gelecek çeyreği değil; gelecek yılı, hatta gelecek 10 yılı düşünerek karar almak anlamına da gelir. Şirketler sürdürülebilirlik adına kararlar alır ve bunun için çalışırlarsa kendilerine “yeşil” ya da “sürdürülebilir” deme imkanına sahip olurlar. Bu kararlar emisyonların azaltılması, atıkların azaltılması veya enerji kullanımının düşürülmesi kullanılması olabilir.

Sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma için “Yeşil Ekonomi” olarak anılan ekonomik yaklaşıma geçiş gereklidir. Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan bir rapora göre yeşil ekonomi, “Çevresel riskleri ve ekolojik kıtlıkları önemli bir ölçüde azaltırken, insanın refahını ve sosyal eşitliği geliştiren bir ekonomi” olarak ileriye sürülüyor.

 

SOSYAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Sosyal sürdürülebilirlik, tanımı oldukça zor ve başka kavramlarla karıştırılması kolay bir kavram. Sürdürülebilirlik için gereken sosyal değişim; uluslararası ve ulusal yasalarla, şehir planlamayla, bireysel ve toplumsal yaşam stilleriyle, etik tüketim alışkanlıklarıyla ve ulaşım ile bir mücadeleyi gerektirir. Kimi otoritelerce de nüfus planlaması sürdürülebilirliği sağlamak için oldukça etkili bir yöntemdir.

Geri dönüşümü hayatımıza entegre etmek, tüketim tercihlerimiz, ulaşımda daha yeşil araçları ve mümkünse toplu taşımayı tercih etmek gibi eylemler bireysel olarak yapabileceklerimizin bir kısmı.

Sosyal sürdürülebilirliğin pek çok yüzü olsa da en önemlisi “farkındalık” tır. İnsanların sağlıkları için çevredeki kirliliğe karşı veya gelecekleri için yaptıkları tüketim ile ilgili farkındalığa ve yasal haklara sahip olmasıdır. Bu aynı zamanda hayat standartlarını düşürmeden gelecekte de aynı standartlara sahip olabilme mücadelesidir.

Farkındalığın sağlanması için eğitim oldukça önemlidir. Toplumu, sürdürülebilirliği sağlamaya teşvik etmek ve insanlaraa eğer çevremizi korumaz isek karşılaşacağımız tehlikeleri anlatmamız gereklidir.

EKOLOJİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Ekoloji, organizmalarının dağılımının, bolluğu ve birbirleriyle olan ilişkilerinin ve bütün bunların çevre ile olan etkileşimlerinin bilimsel olarak çalışılmasıdır. Ekolojik olarak sürdürülebilirlik ise bunların korunması anlamına gelir. Eğer, çevreyi korursak ekolojik olarak sürdürülebilirliği sağlarız.

İnsanlığın geleceğinin, içinde yaşadığımız çevreyi korumamıza bağlı olduğu çok da büyük bir sürpriz değil. Ekosistemin korunması; hava kalitesinin, topraklarımızın ve suyun yani kaynaklarımızın korunmasıdır.

Sürdürülebilirlik, artık günümüzde devletlerin ve şirketlerin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Adına uluslararası forumlar düzenlenmekte, büyük çaplı şirketlerde birimler açılmakta ve pek çok üniversitede master programlarına dahil edilmektedir.

Array ( [0] => 571 )